|
PLAZADA
ÖĞLE TATİLİ ARASI BOTOKS YAPILIR
Levent'teki
İş Kuleleri'nde açılan 'PS. Clinic', plastik cerrahiyi iş hayatına soktu. Öğle
tatilinde kliniğe inerek botoks yaptırıyor, sonra da işe dönüyorsunuz! Hem
işten hem zamandan tasarruf durumu...
HIZIR TÜZEL
İSTANBUL - Plazalar artık çalışma hayatının yanında farklı hizmetler de vermeye
başladı. Tatillerdeki o 'her şey dahil' durumu, barı, kafesi, kuaförü, spor
merkezi olan plazalarda da artık kendini gösteriyor.
Her şey tamam da, plazalarda bir de estetik merkezi olacağı kimin aklına
gelirdi. Düşünsenize, öğle tatilinde arkadaşlarınıza, "Ben alt kata gidip
dudaklarıma botoks yaptırıp geliyorum" ya da "Çocuklar arayan olursa ben
estetikçide olacağım. Patron sorarsa yemekte dersiniz" diyorsunuz. Hem zamandan
hem işten tasarruf.
İşte plastik cerrah ve anatomist Dr. Teoman Doğan ve Dr. Gülriz Kargül bu
fikirden yola çıkarak Türkiye'de ilk kez bir plazada, Levent'teki İş
Kuleleri'nde plastik cerrahi merkezi açmış.
ABD ve Avrupa'da değişik kliniklerde mikro cerrahi ve
plastik cerrahi eğitimi alan Dr. Teoman Doğan, 'PS. Clinic (Plastic Surgery
Clinic)'i açma nedenini çalışma hayatının yoğunluğuna bağlıyor:
"Amerika'da bunun çok fazla örneğini gördüm. Böyle büyük iş merkezlerinde
çalışan çok ünlü ortopedistler, psikiyatrlar, cildiyeciler, dişçiler var. Bu
herhalde günümüzün yoğun iş temposu nedeniyle ortaya çıktı. İnsanlar ofis
ortamında kendilerini daha rahat hissediyor. Yakın olmak da avantajlardan biri.
Ofis hayatı çok yoğun geçiyor, bu nedenle pek çok sağlık meselemizi yarına
erteleriz. Oysa şimdi burada, ayağının altında. İnsanlar Nişantaşı'nda bir yere
gideceklerine buraya öğle tatilinde gelebiliyorlar, bu büyük bir rahatlık.
Ofislerinden iki kat aşağıda olmamız onların kendilerini daha emniyette
hissetmesine yol açıyor."
Ajda'nın katkısı büyük
Dr. Doğan Türkiye'de son yıllardaki estetik cerrahinin
önlenemez yükselişini ünlü bir sanatçımıza bağlıyor:
"Bu konuda Ajda Pekkan’ın hakkını yememek lazım, kendisinin büyük katkıları
oldu. Estetik ameliyatı yaptırmak ayıp olmaktan çıktı, normal olarak kabul
edilmeye başlandı. İnsanlar bütçelerine göre bu işleri yaptırıyorlar ve bence
bu çok önemli bir değişim. Bu durum kozmetik cerrahide Türkiye'yi çok ileriye
götürdü. Plastik cerrahi; kozmetik cerrahi, mikrocerrahi, yanıklar, tümörler,
çocuklarda görülen doğumsal anomaliler gibi pek çok şeyi kapsıyor. Kopmuş
parmakları yerine dikmek de bunun içinde. Bu işin yüzde 15-20'sini kozmetik
cerrahi operasyonları oluşturuyor. Boyun, yüz gerdirme, botoks, liposuction
kozmetik cerrahiye giriyor. Botoks tüm dünyada çok moda. Botoks tek bir işlem
olduğu için bu kadar moda. ABD'de geçen yıl 2 milyonun üzerinde botoks
uygulaması yapılmış. Tabii Türkiye'de kaç tane yapıldığını bilemiyoruz. Bir
istatistik
yapılmamış."
Bu
arada birtakım estetik müdahalelerin de mevsimleri varmış:
"Mesela yaz öncesinde çok fazla liposuction ameliyatı olur, karın gerdirme
ameliyatı olur.
|
|
Boyun ameliyatları çok yaygın. Çünkü güzel insan
olarak kabul edilen Avrupalıların ve Türk insanlarının boyun yapıları farklı.
Bu nedenle onlara benzemek amacıyla ameliyat oluyorlar. Bu arada Türkiye'de
nispeten az yapılan ameliyatlar var, mesela yüz gençleştirme. Oysa bu
Amerika'da çok yaygın. Ben bunu profesyonel yaşama bağlıyorum. Orada 70
yaşındaki insanlar yönetici pozisyonunda çalışıyorlar ve 70 yaşında olduklarını
karşı tarafa göstermek istemiyorlar. Türkiye'de bu yerleşmedi, insanlar henüz
bu tür ameliyatlardan çekiniyor."
PS. Clinic'in müşterileri genellikle kadınlarmış ama
erkeklerin sayısı da az değilmiş. Artık erkekler de fena halde estetik
olaylarına girmiş:
"Total olarak baktığınızda kadınlar daha çok ama erkekler de geliyor. Zamanla
erkekler kadınlardan daha çok estetik olacak gibi geliyor. Erkekler daha çok
göbek ve boyunda estetik talep ediyor. Bu da normal. Türkiye'de çalışan kesim
kendine bakmaya çalışıyor, az yiyor, spor yapıyor ama erkeklerin de bir
yağlanma potansiyelleri var. Kadınlar nasıl kalça ve basenden şikâyetçiyse
erkeklerin de karınlarıyla ilgili sorunları var. Çok yağlanıyorlar, ne kadar
spor yaparlarsa yapsın-lar, bellerinin etrafındaki yağlar azalmıyor ve yaş
ilerledikçe de genişliyor. Bu sorunu ben, arkadaşlarım ve hastalarım hep
birlikte yaşıyoruz. Kilo vermek tabii ki mümkün ama bunun için sıkı bir diyet
ve saatlerce spor yapmak gerekiyor. Profesyonel hayatta bunu yapmak pek mümkün
olmuyor. Ayrıca insanların vakit ayırmaları gereken evleri var, aileleri var.
Günde mesela 45 dakika spor yapabiliyorlar ama dört saat yapamıyorlar. İşte o
hastalar bize liposuction için geliyor. Sayısal olarak erkekler liposuction'da
kadınları zorluyor. Erkeklerin istekleri net; bel bölgesindeki kasların lif lif
görünmesini istiyorlar ve bunu yapmak çok kolay. Hiç yağ olmasın, oradaki
damarlar görünsün istiyorlar. Kadınların çok çeşitli fikirleri oluyor ve
'Oradan alsak buraya mı koysak?' gibi değişik istekleri oluyor, bize çok fazla
söz hakkı tanımıyor. Erkeklere uygulanan teknik farklı, onlarda hiç yağ
bırakmıyoruz oysa kadınlara bunu yapsak çok kaslı bir görüntü elde ederiz."
Erkekler gizli potansiyel
Peki, evliler mi daha çok estetik yaptırıyor yoksa
bekârlar mı? İşte yanıtı:
"Bekâr erkekler çok daha fazla estetik yaptırıyor. Evlilik, kadınların estetik
arayışlarını yavaşlatmıyor ama erkeklerinkini yavaşlatıyor. Dış görünüşleriyle
ilgili kaygılardan uzaklaşıyorlar. Özellikle liposuction'a gelen ve spor
salonlarını dolduran erkeklerin yüzde 80'i bekâr."
'PS. Clinic' elemanları dünyanın her yerindeki tıbbi gelişmeleri takip edip,
seminerlere katılıp yeni teknikleri ve yaklaşımları anında Türkiye'ye
getiriyormuş.
|