|
HEKİMLER
PR YARIŞINDA
Mankenler,
şarkıcılar, politikacılar ve işadamlarından sonra özel tanıtım uzmanlarıyla
çalışan meslekler kervanına doktorlar da katıldı.
Tüp bebek, estetik cerrahi, göz, diş, psikiyatri gibi müşterisi bol, getirisi
yüksek alanların uzmanları seslerini Türkiye’nin dört bir yanına duyurmak için
Halkla İlişkiler (PR) Uzmanlarıyla anlaşıyorlar. Onların yardımıyla haber
bültenlerine, gazete sayfalarına girmenin yollarını arıyorlar.
Doç. Dr. Bozkurt Şener
En büyük katkı haberle geliyor
Lazerli göz operasyonlarıyla ünlenen Doç. Dr. Bozkurt Şener,
Acıbadem Grubu’yla ortak kurduktan sonra Üçgen İletişim’den medya danışmanlığı
almaya başladı. Doç. Dr. Şener bunun bir zorunluluk olduğunu söylüyor: ‘İki
hedefim var. Hakikaten iyi olmak ve bunu göstermek. Doktorun adı memnun kalan
hastaların tavsiyesiyle yayılır. Peki, Gaziantep, Diyarbakır’daki hastaya nasıl
ulaşacaksınız? Bunun yolu ilanlar ve haberlerden geçiyor. Bence en iyisi
medyada çıkan ve bilgiye dayanan haberler. Gazetelerde çıkan çok büyük ilanlar
bile, haber kadar yankı uyandırmıyor...’
Doç. Dr. Şener’e göre, hekimler zaten bilimsel tartışmaları kongrelerde,
yayınlarda yapıyorlar. Son geliştirmeleri topluma duyurmanın en iyi yolu da
medyanın doğru kullanılması. Aslında bu yönüyle halk sağlığına da hizmet
ediliyor.
Doç. Dr. Şener, üç eski gazeteciden aldığı PR desteğinden memnun. ‘Profesyonel
destek almak işimi çok kolaylaştırıyor. Gazeteciyi, ‘bende böyle haber var’
diye aramak istemem. Ama PR şirketim bu aradaki bağlantıyı kurmam açısından çok
önemli. Benim bakış açımı daha doğru bir formata sokabiliyorlar. Tıp çok teknik
ve dili, olaya bakışı farklı’ diyor.
|
|
ÜÇGEN
İLETİŞİM
Haber toplantısı yapıyoruz
Üçgen İletişim’in kurucusu Kadriye Yılmaz, Şebnem Ateş ve Elif Türkay
müşterileriyle toplum arasında köprü kurabilecekleri her türlü mecrayı
kullanıyor. Danışmanlık hizmeti verdikleri hekimleriyle yoğunluklarına göre
haftada bir ya da 15 günde bir düzenli toplantı yapıyorlar. ‘Bunlar
gazetecilerin haber toplantısına benziyor. Müşterimiz haber konusu
olabileceğini düşündüğü konuları, dünyada kendi alanlarında meydana gelen
gelişmeleri, yapılan araştırmaları vb. konuları bizimle paylaşıyor. Biz de
bilgiyi medyada nasıl değerlendirebileceğimizi düşünüp, planlıyoruz ve harekete
geçiyoruz’ diyorlar.
Üçlü müşterilerini, Türk medyası, haber kavramı, haber-reklâm ayrımı,
röportajlarda dikkat edilmesi gereken konular konusunda bilgilendirdiğini
söylüyor: ‘Pratikte de sürekli bu bakış açısını kavrayabilmeleri için çaba sarf
ediyoruz. Medyayla iletişimin tek noktadan ve bizim üzerimizden yürümesi mutlak
talebimiz.’
Zaman zaman zorlandıklarını da itiraf ediyorlar. ‘Kimi zaman müşterilerimiz
yaptıkları herhangi bir şeyin çok çok önemli olduğunu düşünüyor. Ama biz
tecrübelerimizden biliyoruz ki o konunun haber olma şansı hiç yok ya da
müşterimizin beklentisiyle doğru orantılı değil. Bu noktada medyanın bakış
açısını müşterimize çok iyi anlatmamız gerekiyor. Bizi zora sokan ise medyanın
bilgi talep etme hızıyla, hizmet verdiğimiz kişilerin bu bilgiyi sağlama hızı
|